Hakkımda
|
36.yasinda 2 cocuk annesiyim..isvicrede yasiyorum..ailemi cocuklarimi arkadaslarimi yeni seyler ögrenmeyi seviyorum.
.bilgisayar arastima (her konuda) okumak,ögrenmek,örgü,kisaca hosuma giden zevk aldigim hobilerle ugrasmak.
sevgi ve dostluk icin..ELELE..
|
|
Bağlantılarım
|
|
|
Zıyaretcıdefterım
|
|
|
Dost sıteler
|
|
|
Muzık kutusu
|
|
|
BEN GELDIMMMM...
herkese kocaman merhabalar..uzunca bir zamandir yoktum ve sizleri cok özledim arkadaslarim...7.haftalik bir tatil de yine bitti :( her sey cok guzeldi ailemle bol bol hasret giderdik, alanya ya ve erdek e gittik es dost ziyaretleri derken yine döndük geldik 2.memleketimize.. beni ziyaret eden tüm arkadaslarima cook tskr.ediyorum. eh bundan sonra bende iadeyi ziyaretlerime baslicam.. bu arada yeni sezona,benim icin yeni bir sablon hazirlayan gönlü güzel yardimsever arkadasim http://edaca30.blogcu.com cok cok tesekkür ediyorum. ben cok begendim, umarim sizlerde begenirsiniz :)) |
Tarih: 01:52, 24/8/2007 Kategori: yazilar |
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... CAN YÜCEL |
Tarih: 04:43, 7/6/2007 Kategori: yazilar |
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
ÖZÜR DILERIM

sevgili arkadaslarim...hafta sonundan beri rahatsizim (ciddi bir soguk alginligi )beni ziyaret eden mesaj ve yorum birakan bir cok arkadasima cevap veremedim... ve bu yüzden hepinizden özür diliyorum lütfen yanlis anlamayin arkadaslarim sizleri cok seviyorum... |
Tarih: 02:50, 24/5/2007 Kategori: yazilar |
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
BILIYORUM
Beraber yürüyebileceğimiz yolun başlangıç noktasını bulamadık. Ortasından daldık yola, bir anlık bir mutluluk, bütün bir yaşama yetebilecek bir umut yaşadık...
Ama hayat tek bir hamleyle bizi yolun farklı taraflarına atıverdi işte. Sona ulaşamadan; ellerimiz bomboş, dudaklarımızda çocukca bir gülümseme kalakaldık yolun kenarındaki çorak topraklarda. Oysa birbirimize yağmur olabilirdik biliyorum. Çok şey olabilirdik birbirimize; daha az yıkılmış olsaydık, yolun başını bulabilmiş olsaydık...
Şimdi yanımda olsaydın; dudaklarınla silerdin gözlerimdeki yıldızları, ellerinle ay olurdun geceme biliyorum...
Ellerimiz bir daha asla birleşmeyecek, buluşamayacak bir daha gözlerimiz, aynı buruk gülümseyişle aralanamayacak dudaklarımız. Belki de seni tekrar gördüğumde gözlerinde bana ait hiç bir iz kalmamış olacak. Parmakların tenimin tadını unutmuş ve ben de iyice içime gömmüş olacağım dokunuşunun sihrini…
Ayrı taraflarında olacağız yolun, dokunmak bizim gücümüzün dışında bir düş olacak. Engeller olacak aramızda; insanlardan, verilmiş sözlerden, anıların hoyratlığından oluşan engeller. Onları aşmak ya da aşmayı denemek bile acının adı olacak.
Biliyorum; birlikte pek çok şeyi aşabilirdik biz. Her şeye yeni bir yüz giydirip, sesleri müzikle bezeyebilirdik. Çünkü aramızda başka benlikler, kırık dökük başka aşklar olduğu halde dokunabilmiştik birbirimizin özüne yine de...
Bir gün geriye dönüp baktığımda tutunacak tek bir dal, dayanıp güç alabileceğim hiç bir anı göremesem de ellerinin sıcaklığı hala geziniyor olacak saçlarımda. Bir tek işte o dokunuşun büyüsü kaybolmayacak asla... Biliyorum…
|
Tarih: 04:35, 3/5/2007 Kategori: yazilar |
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
BILGE ILE FAKIR
|

Kadının biri, cömert olduğu söylenen yaşlı bir bilgeye gidip:
- Bu şehirde benden fakir insan yok!. demiş. Bana biraz yardım eder misiniz? Bilge adam, kadının kucağındaki bebeğin bir ipeği andıran yanaklarını okşayıp öptükten sonra:
- Demek fakirsin!. demiş. Hem de çok fakir. Ama karşılıksız yardım yapmak, âdetim değil!. Eğer yardım istiyorsan, çocuğunun parmağını satman gerekir..
Kadın, önce deli olduğunu sanmış bilgenin. Daha sonra da, kötü bir şaka yaptığını... Ama adam ciddî görünüyormuş. Kadına bir kese altın uzatıp:
- Ayak parmağına da razıyım!. demiş. Zaten cerrah olduğumdan, ona acı çektirmem
Kadın, bütün kanını donduran bu teklif üzerine kaçmayı düşünürken, adam: - Sadece tırnağını söksem de olur! diye devam etmiş. Biliyorsun zamanla yenisi çıkar.
Kadın, bu ruh hastasına daha fazla dayanamamış. Ve kapıyı çarpıp uzaklaşırken, adam onun arkasından:
- Nasıl bir fakir olduğunu anlayamadım!. diye bağırmış. Kucağındaki hazinenin tırnak kadar bir parçasını, bir kese altına değişmiyorsun.
Cüneyd Suavi |
Tarih: 03:19, 24/4/2007 Kategori: yazilar |
Yorum (10) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
BLOGUMU YENILEDIM
arkadaslarim malum bahar geliyor... evlerde bahar temizlikleri basliyor, kisliklar kalkiyor, yani baharin civiltisi kendini göstermeye basladi... :) eh bende bloguma bahar renklerinden ve en güzel kokan ciceklerden biri olan leylak renginde epeyce degisiklik yaptim... umarim begenirsiniz. |
Tarih: 03:02, 11/4/2007 Kategori: yazilar |
Yorum (11) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
BEKLENEN GÜN
"Ben en özel en güzel eşyalarımı kendim için hiç bekletmeden kullanırım. Siz de öyle yapın. Çünkü sevdiğinizi söyleyeceğiniz kimse olamayabilir." Hani gardırobunuzda küflenen o en sevdiğiniz elbiseniz var ya; o "çok özel gün" için beklettiğiniz, giymelere kıyamadığınız o alımlı tuvalet, o cakalı takım, o göz alıcı kazak... Bugün giyin onu!.. Beklediğiniz "o özel gün" hiç gelmeyebilir çünkü... Değerli misafirlere sakladığınız çay takımlarınızı çıkarın dolaptan; en yakınlarınızla için çayınızı; kimseniz yoksa kendiniz çıkarın, şık bir takımdan çay yudumlamanın doyumsuz keyfini... Haydi, açın nicedir kapalı duran misafir odanızın kapısını... Yıpranır diye korktuğunuz koltuklara serilin gönlünüzce... Çalın, çalmak için önemli bir konuk beklediğiniz eski plakları bu gece... Açmaya vesile beklerken salondaki büfede yıllandırdığınız şarabı geciktirmeden açın ve kana kana için... Sakladığınıza değecek biri hiç gelmeyebilir; sizden değerlisi bulunmayabilir. Çimlerle buluşmak için düzgün havayı, kırda öpüşmek için doğru sevdalıyı beklemeyin... Hep ertelediğiniz pikniğin günü bugün... "Haftaya giderim" dediklerinizi ziyarete gidin acilen... Haftaya orada olmayabilirler." Babanızın elini öpecekseniz, oğlunuzu lunaparka götürecekseniz, aşkınızı ilan edecekseniz; şimdi yapın! Ve söylemek için "özel bir an" beklediğiniz o sihirli sözcükleri hemen söyleyin sevdiğinize... ne olur... Söylemeye niyetlendiğinizde, çok geç olabilir. Daha kaç Mayıs olacak ki hayatınızda... Yaşamı ertelemeyin!... Beklediğiniz "o gün"; işte bugün... |
Tarih: 00:47, 2/4/2007 Kategori: yazilar |
Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|